Tarih Vakfı > Kitaplar

Kitaplar

by tarihvakfi
Filters Sort results
Reset Apply
YUNAN TARİHYAZIMINDA YENİ YAKLAŞIMLAR
45.00 TL60.00 TL

1821’de başlayan Yunan bağımsızlık savaşının aktörleri ‘devrim’ ve ‘yerel ve ulusal kimlik’ gibi kavramları nasıl algılıyorlardı? Yunan devriminin öncülerinin oynadıkları rol neydi ve kişisel güzergâhları nasıl şekillenmişti? Farklı sosyal sınıflar devrime hangi saiklerle katılmışlardı? Devrimin liderliği için siyasi mücadele ve çatışma mevcut muydu?

30.00 TL40.00 TL
BURAK ASLANMİRZA

Türkiye’de İttihatçılık farklı kesimler tarafından birbirinden tamamen farklı ve zıt bir biçimde algılanmaktadır. İttihatçılar II. Abdülhamid’i tahtından ettiği düşüncesiyle bir kesim tarafından lanetlenirken, başka bir kesim tarafından ulus devletin önünü açması noktasında adeta kutsanmaktadır. Her iki yaklaşımda ihmal edilen, İttihat ve Terakki’nin gerçekte ne olduğu meselesidir. İttihat ve Terakki tarihinin yazılmasındaki bariyerlerden biri şüphesiz algılanma biçimi kadar kaynaklarının sınırlı olmasıdır. Gizli bir örgüt olarak kurulması tarihçinin işini zorlaştıran etkenlerdendir.

45.00 TL60.00 TL
İ. ARDA ODABAŞI

Balkan Savaşları’yla birlikte Türk milliyetçiliğinin kitleselleşme yoluna girmesi, kapitalist yayıncılığın desteğini almasısayesinde mümkün olabilmiştir. 1913-1914 senelerinde gerek Osmanlı medya sisteminin dönüşümü gerekse Türkçülüğün yükselişi, Balkan Savaşları ve 1913-1914 Boykotu’nun statükoyu sarstığı koşullarda matbuat kapitalizmi ile Türkçülüğün etkileşiminin sonucudur. Bu zaman diliminde payitahtta gözlenen matbu canlanma, ifadesini en başta bir dergi patlamasında bulur. Milliyetçi tonlar da içeren dergi furyası, Osmanlı matbuat kapitalizminin yeni atağını ve artık “Türk matbuat kapitalizmi” yoluna girişini temsil eder.

BİR ANTROPOLOĞUN GÖZÜNDEN 1990'LARIN TÜRKİYE'Sİ
30.00 TL40.25 TL
NORİKO NAKAYAMA
TOLGA ÖZŞEN

Noriko Nakayama’nın bu kitabı, yabancı antropologların çalışmalarının fazla olmadığı bir  dönemde, 1990lar Türkiye’sinde Zonguldak Ereğli’ye bağlı bir köyde bir yıl kalarak gerçekleştirdiği özgün araştırmaya dayalıdır.  Kadın ve İslam konusunda genellikle şehirli  kadınların konumunu ele alan çalışmalardan farklı olarak Nakayama “Yaşayan  köy geleneğinin içinde İslam’ın anlamı  nedir? Açık veya kapalı olmak nedir?” gibi soruları sorarak yeni bir yaklaşım sergilemektedir. Bu çalışma, ülkemizde baskın olan “Kemalist” veya  “muhafazakar” veya “liberal”  yorumlara hakim olan kadın ve din ilişkisinin “Modern mi değil mi?  veya “Modernitenin tercih edilen alternatif versiyonu mu?” gibi sorunsallarla ele alındığı ve ikilemler içinde kutuplaşmış söylemleri üreten yaklaşımları aşabilmiş olmasıyla  göze çarpmaktadır.

GENÇLERBİRLİĞİ TARİHİ
45.00 TL60.00 TL
Tanıl Bora

Futbol kulüpleri "hayat hikayeleri," son yıllarda sosyal tarihçiliğin özel ilgi alanlarından biri haline geldi. Elinizdeki kitabın sunuş metninden aktaracak olursak: "Zira bir futbols kulübünün hikayesi, fonda büyük siyasi ve sosyal değişimlerin yer aldığı , sanatkarlara benzetebilecek egolarıyla ilginç şahsiyetlerin resmigeçit yaptığı uzun bir maceradır."

Cumhuriyet'le yaşıt olan Gençlerbiliği kulubünün hikayesi de, bir yanıyla, modern Türkiye tarihinin sosyal, kültürel değişimlerinin futbol sahnesindeki etkilerine ışık tutan bir hikaye. Yeni başkent Ankara'nın "tahsilli zümresine" dayanan, herhangi bir "müessese"den destek almadığı için şehrin "yegane sivil futbol kulubü" olmakla övünen bir camia... Futbolun adım adım ilerleyen endüstrileşme sürecinin bu camiayı sarsan ve değişime zorlayan sarsıntıları...

48.75 TL65.00 TL
Mehmet Ö. Alkan

“Sadece çok partili demokrasi hayatımız değil, uzun imparatorluk geçmişimiz de darbe ve darbe girişimleriyle darp edilmiş durumda. Öte yandan, en son 15 Temmuz teşebbüsünün gösterdiği gibi, darbeler defterinin kapandığını söylemek de mümkün değil. Siyaset kültürümüzün yapısal arazlarının başında gelen bu müdahale geleneği demokrasimizin kurumsallaşmasına, sivil politik alanın yerleşik hale gelmesine ve gelişmesine engel olduğu gibi, maalesef geride insan hak ve özgürlüklerinin hiçe sayıldığı bir miras da bıraktı.

Toplumsal Tarih dergisinin özel sayısından yola çıkılarak hazırlanan bu derleme, yeni eklemelerle Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde yaşanan darbe ve darbe girişimlerinin ortak ve farklı özelliklerini masaya yatırırken, karikatürlerden şarkılara, darbelerin toplumsal ve popüler yansımalarının da peşine düşüyor.”

TANZİMAT'TAN GÜNÜMÜZE
51.75 TL69.00 TL
Mehmet Ö. Alkan, Y. Doğan Çetinkaya

Toplumsal sınıfların öldüğünün genel kabul gördüğü 1990’lı yıllardan itibaren Türkiye işçi
sınıfı tarihi araştırmalarında niceliksel ve niteliksel bir uyanış yaşanıyor. Hatta 2000’li yıllarda
bu alanda bir bahar yaşıyoruz, zira neoliberal iktisadi ve siyasal sistem içinde yetişmiş genç
kuşak tarihçiler içinden emek tarihi ile ilgilenen çok sayıda genç tarihçi çıktı. Küresel kapitalist
sistem kendi karşıtı toplumsal hareketleri yaratırken yeni bir kuşak da ezilenlerin ve sıradan
insanların geçmişine daha fazla ilgi duymaya başlıyordu.

45.00 TL60.00 TL

Kumar… Görülmek istenmeyen ve bir oyun sürecinden çok daha fazlasını içerisinde
barındıran gizemli bir dünya… Kazanma ve kaybetmenin çok daha ötesine geçen
yaşanmışlıklar: aşk, cinayet, intihar… Bireyi ve çevresini derinden etkileyen bir olgunun
yaratmış olduğu derin izler… Sokaklarda, mezarlıklarda, kışlalarda, hapishanelerde, evlerde,
kahvehanelerde, meyhanelerde, kulüplerde toplumun farklı kesimlerinin kayda geçen kumar
maceraları…
Piyango… Talih kuşunun umutla beklendiği bir dünya. Osmanlı’nın son yüzyıla kadar pek de
bilmediği bir oyunun ülkeye hızlı girişi ve yayılması… Ve tombala… Yılbaşı gecelerinin
vazgeçilmezi olan bir oyunun, “Haraşolar” olarak bilinen Beyaz Rus güzelleri tarafından
İstanbul sokaklarında yaygınlaştırılması… İşte elinizdeki bu kitap, Osmanlı’nın son
yüzyılında toplumsal hayatın gayri makbul alanlarından biri olan kumarı ve ona dair
yaşanmışlıkları tarihsel bağlamda ele almaktadır.

II. ABDÜLHAMİD DÖNEMİ’NDE KAYITLI FUHUŞ DEVLET VE MODERNLİK (1876-1909)
41.25 TL55.00 TL

Fuhuş, Osmanlı tarihyazımında son zamanlarda popüler olmaya başlayan konulardan birisidir.
Elinizdeki çalışma, 1879 ve 1884 yıllarında yayınlanan iki nizamname ile Osmanlı Devleti’nde
meşru hale gelen kayıtlı kadın fuhşuna odaklanmaktadır. Devletin uzun zaman görmezden
geldiği bu konuyu ajandasına neden aniden almaya karar verdiğini sorarak başlayan bu çalışma,
Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminin anahtar kelimelerinden birisi olan modernliği fuhuş
yaptırımları üzerinden analiz etmeye çalışıyor.

KEYIF, GÜNAH VE SUÇ ARASINDA
48.75 TL65.00 TL

Osmanlı Devleti’nde içki; İslâm hukukunun etkisiyle şer‘en ve kanunen yasaklanmış, hatta padişahlar gerekli gördükleri zaman yayınladıkları fermanlar aracılığıyla genel içki yasağı getirmiş, meyhaneleri de kapatmıştır. Özellikle içki ve meyhane yasakları uygulayan IV. Murat ve cezalandırılacağını bile bile padişahın karşısında içki içme cesareti gösteren Bekri Mustafa’nın hikâyesi, içki tüketimini yasaklama ve buna yönelik karşı çıkışların popüler anlatıdaki bir yansıması olarak konuya ilgi duyan herkesçe bilinmektedir. Devlet idaresi açısından yasak, dini bakımdan ise günah olmasına rağmen hem canlarını hem de ahretlerini tehlikeye atma pahasına Osmanlı toplumunun çeşitli kademelerinde yer alan Müslümanlar arasında içkiden uzak duramayanlar önceki ve sonraki yüzyıllarda da olmuştur.

1 2 38