Tarih Vakfı > Kitaplar

Kitaplar

by tarihvakfi
Filters Sort
45.00 TL60.00 TL
hazirlayan:
“Sadece çok partili demokrasi hayatımız değil, uzun imparatorluk geçmişimiz de darbe ve darbe girişimleriyle darp edilmiş durumda. Öte yandan, en son 15 Temmuz teşebbüsünün gösterdiği gibi, darbeler defterinin kapandığını söylemek de mümkün değil. Siyaset kültürümüzün yapısal arazlarının başında gelen bu müdahale geleneği demokrasimizin kurumsallaşmasına, sivil politik alanın yerleşik hale gelmesine ve gelişmesine engel olduğu gibi, maalesef geride insan hak ve özgürlüklerinin hiçe sayıldığı bir miras da bıraktı. Toplumsal Tarih dergisinin özel sayısından yola çıkılarak hazırlanan bu derleme, yeni eklemelerle Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde yaşanan darbe ve darbe girişimlerinin ortak ve farklı özelliklerini masaya yatırırken, karikatürlerden şarkılara, darbelerin toplumsal ve popüler yansımalarının da peşine düşüyor.”
TANZİMAT'TAN GÜNÜMÜZE
45.00 TL60.00 TL
Toplumsal sınıfların öldüğünün genel kabul gördüğü 1990’lı yıllardan itibaren Türkiye işçi sınıfı tarihi araştırmalarında niceliksel ve niteliksel bir uyanış yaşanıyor. Hatta 2000’li yıllarda bu alanda bir bahar yaşıyoruz, zira neoliberal iktisadi ve siyasal sistem içinde yetişmiş genç kuşak tarihçiler içinden emek tarihi ile ilgilenen çok sayıda genç tarihçi çıktı. Küresel kapitalist sistem kendi karşıtı toplumsal hareketleri yaratırken yeni bir kuşak da ezilenlerin ve sıradan insanların geçmişine daha fazla ilgi duymaya başlıyordu.
45.00 TL60.00 TL
Kumar… Görülmek istenmeyen ve bir oyun sürecinden çok daha fazlasını içerisinde barındıran gizemli bir dünya… Kazanma ve kaybetmenin çok daha ötesine geçen yaşanmışlıklar: aşk, cinayet, intihar… Bireyi ve çevresini derinden etkileyen bir olgunun yaratmış olduğu derin izler… Sokaklarda, mezarlıklarda, kışlalarda, hapishanelerde, evlerde, kahvehanelerde, meyhanelerde, kulüplerde toplumun farklı kesimlerinin kayda geçen kumar maceraları… Piyango… Talih kuşunun umutla beklendiği bir dünya. Osmanlı’nın son yüzyıla kadar pek de bilmediği bir oyunun ülkeye hızlı girişi ve yayılması… Ve tombala… Yılbaşı gecelerinin vazgeçilmezi olan bir oyunun, “Haraşolar” olarak bilinen Beyaz Rus güzelleri tarafından İstanbul sokaklarında yaygınlaştırılması… İşte elinizdeki bu kitap, Osmanlı’nın son yüzyılında toplumsal hayatın gayri makbul alanlarından biri olan kumarı ve ona dair yaşanmışlıkları tarihsel bağlamda ele almaktadır.
II. ABDÜLHAMİD DÖNEMİ’NDE KAYITLI FUHUŞ DEVLET VE MODERNLİK (1876-1909)
41.25 TL55.00 TL
Fuhuş, Osmanlı tarihyazımında son zamanlarda popüler olmaya başlayan konulardan birisidir. Elinizdeki çalışma, 1879 ve 1884 yıllarında yayınlanan iki nizamname ile Osmanlı Devleti’nde meşru hale gelen kayıtlı kadın fuhşuna odaklanmaktadır. Devletin uzun zaman görmezden geldiği bu konuyu ajandasına neden aniden almaya karar verdiğini sorarak başlayan bu çalışma, Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminin anahtar kelimelerinden birisi olan modernliği fuhuş yaptırımları üzerinden analiz etmeye çalışıyor.
KEYIF, GÜNAH VE SUÇ ARASINDA
48.75 TL65.00 TL
Osmanlı Devleti’nde içki; İslâm hukukunun etkisiyle şer‘en ve kanunen yasaklanmış, hatta padişahlar gerekli gördükleri zaman yayınladıkları fermanlar aracılığıyla genel içki yasağı getirmiş, meyhaneleri de kapatmıştır. Özellikle içki ve meyhane yasakları uygulayan IV. Murat ve cezalandırılacağını bile bile padişahın karşısında içki içme cesareti gösteren Bekri Mustafa’nın hikâyesi, içki tüketimini yasaklama ve buna yönelik karşı çıkışların popüler anlatıdaki bir yansıması olarak konuya ilgi duyan herkesçe bilinmektedir. Devlet idaresi açısından yasak, dini bakımdan ise günah olmasına rağmen hem canlarını hem de ahretlerini tehlikeye atma pahasına Osmanlı toplumunun çeşitli kademelerinde yer alan Müslümanlar arasında içkiden uzak duramayanlar önceki ve sonraki yüzyıllarda da olmuştur.
ETNİSİTE VE İRAN'DA İKTİDAR MÜCADELESİ
37.50 TL50.00 TL
Touraj Atabaki’nin bu çalışması, II. Dünya Savaşı ve sonrası uluslararası bağlamı içinde modern İran siyasal tarihi üzerinedir. İran Azerbaycanı’nda özerk bir devletin yükseliş ve düşüşünün Soğuk Savaş’ın başlangıcı olduğu söylenebilir. Bunun ortaya çıkardığı sorunlar–milliyetçilik, etnisite ve yurttaşlık- güncel Azeri krizini anlamak için hayati önemdedir.Kitap, İran’ın Anayasal Devrimi (1905-1906), otokratik Rıza Şah rejimi altındaki köklü reformlar ve bunların İran Azerbaycanı’nda etnik kimlik üzerine etkileri, Rıza Şah’ın tahttan indirilişi, Müttefik Güçler’in rolü ve İran’ın işgali gibi 20. yüzyıl İran siyasal tarihinin önemli gelişmelerinde Azerbaycanlı siyasetçilerin oynadıkları rolü ele alıyor.
BİR ANTROPOLOĞUN GÖZÜNDEN 1990'LARIN TÜRKİYESİ
26.25 TL35.00 TL
Noriko Nakayama’nın bu kitabı, yabancı antropologların çalışmalarının fazla olmadığı bir  dönemde, 1990lar Türkiye’sinde Zonguldak Ereğli’ye bağlı bir köyde bir yıl kalarak gerçekleştirdiği özgün araştırmaya dayalıdır.  Kadın ve İslam konusunda genellikle şehirli  kadınların konumunu ele alan çalışmalardan farklı olarak Nakayama “Yaşayan  köy geleneğinin içinde İslam’ın anlamı  nedir? Açık veya kapalı olmak nedir?” gibi soruları sorarak yeni bir yaklaşım sergilemektedir. Bu çalışma, ülkemizde baskın olan “Kemalist” veya  “muhafazakar” veya “liberal”  yorumlara hakim olan kadın ve din ilişkisinin “Modern mi değil mi?  veya “Modernitenin tercih edilen alternatif versiyonu mu?” gibi sorunsallarla ele alındığı ve ikilemler içinde kutuplaşmış söylemleri üreten yaklaşımları aşabilmiş olmasıyla  göze çarpmaktadır
ÖZAL'A KARŞI GELENEKSEL SENDİKACILIĞIN MÜCADELESİ (1986-1991)
33.75 TL45.00 TL
Bize 12 Eylül ile birlikte sosyalist hareketin ve onunla paralel olarak işçi hareketinin canlılığını yitirdiği ve bir daha asla altmışların ve yetmişlerin kitleselliğine ulaşamadığı söylendi. Bu doğru değil, sivil yönetime geçişten kısa bir süre sonra seksenli yılların son çeyreğinde Türkiye'de işçi hareketi içindeki seferberlik çok canlıydı ve bu kitle seferberliğinin ayağı bir anlamda altmış ve yetmişlerin deneyimine hatta kadrolarına dayanıyordu.
33.75 TL45.00 TL
Türkler, ortaçağın ve modern zamanların genel tarihinde hatırı sayılır bir rol oynadılar. Bununla birlikte tarihlerindeki gelişmeler onları son zamanlarda Avrupa halklarının çoğuyla, bu arada Arap ve İranlı diğer Müslüman halklarla karşı karşıya getirdi. Bunun sonucunda Batılı tarihçiler Türk tarihine genellikle düşmanca önyargılarla yaklaştılar ve Türklerin bütün yaptıklarını küçümseme ya da onları karanlık bir tablo halinde sunma eğilimi içinde oldular.
66.00 TL88.00 TL
Bu kitap Sevgi Aktüre'nin Anadolu kent ve kentleşme tarihini bir zaman dizin içinde ele aldığı "Tarih İçinde Anadolu Kent"i üçlemesinin son kitabıdır. Üçlemenin ilk iki kitabı Anadolu'da Bronz Çağı Kentleri (1994) ve Anadolu'da Demir Çağı Kentleri (2003) adlarıyla Tarih Vakfı Yurt Yayınları dizisinden yayımlanmıştı. Diğer iki kitapta olduğu gibi bu kitapta da yazar Anadolu gibi çokkültürlü bir coğrafyada yaşayan insanların, yaşamın bütünselliğini kavrayabilmesinin ve kimseyi ötekileştirmeden birlikte yaşayabilmesinin ön koşulunun zaman-mekan ilişkisini doğru olarak kurgulayabilmesi olduğunu vurgulamaktadır. Aktüre'ye göre disiplinler arası ve karşılaştırmalı bir çalışma alanının ürünü olan kent tarihleri bir toplumun belleğidir. Her dönemde ortaya çıkan yeni bulgular ve yeni yorumlarla kent tarihleri yeniden yazilacak, toplumun belleğinin güncellenmesine katkıda bulunacaktır.
1 2 37