AntroTarih
Antropoloji ile tarih disiplinlerinin birbirlerini dışladıkları dönemler uzak geçmişte kalmış olsa da ilişkilerinin hâlâ ‘mesafeli’ olduğunu söyleyebiliriz. Çoğu antropolog tarihin önemini teslim eder fakat nadiren historiyografik tartışmalarla ilişkilenir. Tarih, klasik anlamda, ‘geçmişin bilgisi’yle dolu bir depo olarak alımlanır. Benzer şekilde, tarihçilerin de antropolojiyi genellikle saha araştırmasıyla ya da ‘güncelin bilgisi’yle eşleştirdiklerini görürüz. Antropoloji, disiplinin kavramsal açılımlarından soyutlanmış bir ‘ilginç konular’ alanına indirgenir. Buna mukabil, çeşitli dönemlerde birçok akademisyen ve düşünür antropoloji ile tarihi yeniden bir araya getirmenin yollarını aradılar ve yaratıcı ilişkilenme biçimleri önerdiler. Bu ‘ilişki terapisi’ devam ediyor ve kısa vadede sonlanacak gibi görünmüyor çünkü bu birlikteliğin tek bir doğru reçetesi olmadığını artık biliyoruz. Hatta bir miktar mesafenin yararı olduğu, böylece her iki disiplinin de kendi kavramsal derinliklerini geliştirdiği dahi söylenebilir. Velhasıl ‘AntroTarih’sel akımlar, disiplinler-arası bir orta yolda mutabık kalmaktansa çok-disiplinli bir yaklaşımlar yelpazesi sunmaya devam ediyorlar.
AntroTarih Çalışma Grubu, antropoloji ve tarihi, her iki disiplinin kavramsal derinliğinin hakkını vererek konuşturmanın imkânlarını tartışmak isteyenler için bir platform olmayı amaçlıyor. Her türlü toplumsal anlayış biçiminin – yani kültürün – tarihsel olduğunu bildiğimiz kadar her türlü tarihsellik anlayışının da kültürel olduğunu teslim ediyoruz. İki disiplinin de başka dünyalara, başka zamansallıklara, başka tahayyüllere kapı araladığına inanıyoruz. Bu amaçla, hem güncel antrotarih çalışmalarını hem de kavramsal öncüllerini kolektif olarak tartışmayı ve alanın özneleriyle ilişkilenmeyi amaçlıyoruz. Arşiv etnografisi, tarihsellik rejimleri, mikrotarih, gündelik hayatın tarihi, tarihsel antropoloji, zaman algısı etnografisi, kültürel miras çalışmaları, tarihçilik ritüelleri, antropoloji tarihi ve daha bir çok odak noktası olan bu çok-disiplinli hamurun yoğrulması için gönüllü katılımcıları mutfağa davet ediyoruz.
Organizatörler (2026-27)
- Emre Kaya
- Ali Sipahi
- Egemen Yılgür
Bizden haber almak için lütfen iletişim grubuna kayıt olun:
Etkinlikler
Program
23 Şubat 2026, 19:00-21:00
Brian Silverstein
History, Anthropology, and Tarhana Osman
Kolaylaştırıcı: Egemen Yılgür
Çevrimiçi: Zoom’dan katılmak için tıklayın (kayıt gerekmiyor)
This talk presents work-in-progress on Osman Nuri Koçtürk (1918-1994), a figure well-known in some circles in Turkey, but otherwise not widely known today. Trained as a veterinarian and biochemist, he went on to become a popular writer and speaker (including on the radio) in the 1950s-1970s, especially on the topic of nutrition. His many articles and talks, based on his scientific research, urged Turks to avoid processed foods such as margarine in favor of traditional and, he argued, healthier foods, like olive oil and tarhana, earning him the nickname “Tarhana Osman”. His having spent several years in the USA as a visiting researcher and his experiences working across rural Anatolia also led him to connect trends in nutrition in Turkey to the Cold War context in which he lived, writing books like “Food Imperialism from a Neo-Colonial Perspective” (Yeni Sömürgecilik Açısından Gıda Emperyalizmi). He came to prominently take a critical stance on so-called food aid from wealthier countries like the USA to developing countries, arguing that they were more detrimental to the latter’s health and socio-economic development than they were beneficial. This had repercussions on his career. Among those who speak fondly of him today are olive oil producers in Ayvalık, many of whom understand the evolution of their industry in the 20th and 21st centuries in part through his work.
Mart 2026
Arşivin Etnografisi Olur Mu?
Kolaylaştırıcı: Emre Kaya
Nisan 2026
TBA
4 Mayıs 2026, 19:00
Kitap Buluşması
Saygun Gökarıksel, Moral Autopsy (Cambridge, 2025)
Kolaylaştırıcı: Ali Sipahi
Mayıs 2026
Cemre Ünaldı