Döner Kebap: Küreselleşen Bir Yemeğin Tarih ve Coğrafyası

Döner Kebap: Küreselleşen Bir Yemeğin Tarih ve Coğrafyası

 

Son birkaç yılda döner kebap Türkiye ve Avrupa’daki şehirlerde en yaygın sokak yemeklerinden biri haline gelmiştir. Bu yemeğin uzun zaman boyunca işçiler, maddi durumu kötü olan öğrenciler ya da ‘mutfak kaşifleri’ ne yönelik düşünülmüş olması ilginçtir.

Bununla beraber, döner kebap tarihi Berlin, Paris veya Amsterdam’daki etnik restoranlarda başlamaz. Farklı bir tat olarak kebap/ızgara etin, Türk dünyası içinde ilk defa ne zaman yendiği belirsizken dönerin ilk ortaya çıkışı Osmanlı dönemine dayanır. Osmanlı ve Avrupalı gezginlerin imparatorluğun tüm bölgelerini gezerek mutfakla ilgili yazdıklarının içinde döneri tanıtmaları Osmanlı şehirlerindeki döner tüketiminin önemini göstermektedir.

Tüm bunlara rağmen, Osmanlı İmparatorluğu 19. yüzyıl boyunca etkisini kaybetmiş, ancak Birinci Dünya Savaşının önemli demografik sonucu olarak, eski Osmanlı vatandaşları memleketlerinden kaçıp Avrupaya yerlesmek zorunda kalmıştır. Bunlar arasında, Rum göçmenler gyrosu –dönerin Yunanca adı- Avrupa’ya ilk defa tanıtmıştır. Yaklaşık 40 yıl sonra, döner/shawarma’nın yayılması Türkiye ve Lubnan’dan gelen göçleri takip etmiştir. Dönerin farklı yerler bağlamındaki adaptasyonu sağlanırken, göçmenler tarafından hazırlanan ve onlara ithaf edilen bu yemek, bu yönünü süreç içinde terk ederek Avrupalıların günlük tüketimlerine entegre olmuştur.

 

Tarih: 26 Ocak 2017, Perşembe

Saat: 18:30

Yer: Tarih Vakfı, Ragıp Gümüşpala Caddesi No: 10, Eminönü (Marmara Belediyeler Birliği Binası)

 

 

Pierre Raffard Kimdir?

Pierre Raffard -coğrafyacı- 1987’de Paris’te doğdu. 2010’da Paris-Sorbonne Üniversitesi Coğrafya Bölümü’nde yüksek lisans öğrenimini, 2014’te ise yine aynı üniversite ve bölümde doktorasını başarıyla tamamladı. 2012 yılında Aix-Marseille Üniversitesi Coğrafya Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak akademik kariyerine başladı. Doktorada İstanbul’daki Gazianteplilerin yeme-içme ile göçler arasındaki ilişkilerini araştırdığından bu yana, Avrupa ve Türk mutfağının harmanlanmasındaki dinamikler ve genellikle yeme-içme alışkanlıklarımızın coğrafi boyutuna odaklanmaktadır. Bir başka açıdan çalışmaları kimlikler ve kentsel mekanların inşasında yeme-içmenin oynadığı rolü incelemektedir. Şu anda İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde Yardımcı Doçent Doktor olarak yeme-içme çalışmaları (Food Studies) alanında ders vermektedir.