Dönerden Önce: 17. ve 18. Yüzyıllarda İstanbul'da “Sokak Yemekleri”

Dönerden önce: 17. ve 18. yüzyıllarda İstanbul'da “sokak yemekleri”

 

İstanbul’un restoran kültürü yavaş yavaş on dokuzuncu yüzyılın son çeyreğinde oluşmaya başlayıp esas olarak yirminci yüzyılda şekillenmiş olsa da aslında on altıncı, on yedinci ve on sekizinci yüzyıllardan beri şehirde hazır ve pişmiş yemek satın alan insanlar mevcuttu. İstanbul’da birkaç gün veya hafta geçiren tüccarlar, onların hizmetkârları, tekkelerde konaklamayan bekâr gezgin dervişler, medrese öğrencilerinden fazladan harçlığı olanlar muhtemelen yemek dükkânlarının ve seyyar yiyecek tezgâhlarının başlıca müşterileriydiler. Et pahalıydı, ancak sarayın ve ordunun ihtiyaçları doğrultusunda İstanbul’da büyük miktarlarda koyun ve az da olsa sığır kesiliyordu. Bu sayede pek çok sakatat çeşidi ve kelle görece uygun fiyatlardan satılabiliyor;  aşçılar, paçacılar, başçılar ve işkembeciler de bu sakatattan hazırladıkları yemeklerle hayatlarını kazanıyordu.  Ayrıca, anlaşılan on yedinci ve on sekizinci yüzyıllarda merkezi idare şehirdeki gayrimüslimleri aşçılık gibi yiyeceklerle ilgili mesleklerden uzak tutmaya çalışmaktan büyük ölçüde vazgeçmişti.  Bu toleransın olası bir nedeni yiyecek dükkânlarının seyyahlar, tüccarlar, kentten gelip geçenler ve marjinal insanların karnını doyuruyor olmasıydı. Tabii kriz zamanlarında, mesela III. Selim (1789-1807) ve II. Mahmud (1809-1839) dönemlerinde bu kayıtsızlık hali değişmiş, toplum nizamına aykırı görülenler, en hafifinden payitahttan tahliye edilme riskiyle karşı karşıya kalmıştı. Belki de bu dönemde tıpkı idarenin sakıncalı bulduğu diğer mekânlar hakkında olduğu gibi yemek tezgâhlarına karşı da sert tedbirler alınmıştı. Fakat bu husus gelecekte yapılacak bir başka araştırmanın konusu…

 

Tarih: 22 Aralık 2016, Perşembe

Saat: 18:30

Yer: Tarih Vakfı, Ragıp Gümüşpala Caddesi No: 10, Eminönü (Marmara Belediyeler Birliği Binası)

 

Suraiya Faroqhi kimdir?

 

Hamburg, İstanbul ve Bloomington/Indiana üniversitelerinde okudu. 1971-1987 yılları arasında ODTÜ’de, ardından Münih’te Ludwig Maximilians Universität Ortadoğu Tarihi ve Kültürü ve Türk Araştırmaları Enstitüsü’nde görev yaptı. 2007 yılından beri İstanbul Bilgi Üniversitesi Tarih bölümünde çalışmaktadır. Osmanlı iktisat tarihi ve toplumsal tarihi alanlarında, özellikle kent, gündelik hayat ve maddi kültür gibi başlıklara odaklanan çok sayıda çalışması bulunan S. Faroqhi’nin Türkçeye çevrilmiş olan eserlerinden bazıları şunlardır: Osmanlı’da Kentler ve Kentliler 1550-1650 (Tarih Vakfı, 1993), Hacılar ve Sultanlar 1517-1638 (Tarih Vakfı, 1995), Osmanlı Kültürü ve Gündelik Yaşam (Tarih Vakfı, 1997), Osmanlı Tarihi Nasıl İncelenir (Tarih Vakfı, 1999), Osmanlı İmparatorluğu ve Etrafındaki Dünya (Kitap Yayınevi, 2007), Osmanlı Zanaatkârları (Kitap Yayınevi, 2011), Osmanlı İmparatorluğu’nda Yollara Düşenler (Kitap Yayınevi, 2016).