1917'nin 100. Yılında Devrim Sohbetleri-7

VANGELİS KECHRİOTİS PERŞEMBE KONUŞMALARI’NDA

1917’nin 100. Yılında Devrim Sohbetleri

7

Devrim İmgeleri

Tarih Vakfı Perşembe Konuşmaları 2017 güz dönemini 1917 Ekim Devrimi’nin yüzüncü sene-i devriyesi nedeniyle Devrim üzerine sohbetlere ayırdık.

Yedinci buluşmanın konuğu Begüm Özden Fırat. Fırat Devrim İmgeleri üzerine konuşacak. Kolluk güçleriyle yüzyüze kalabalıklar, geçilmemesi gereken çizgiyi geçmek üzereler. Gazdan bir sis çökmekte, tazyikli sudan yansıyan bir gökkuşağı. Bir kadın polise yaklaşır: cesur, sakin. Çırılçıplak bir adam sokağın ortasında durmakta: “İşte bu kadar kırılganız.” Süper kahraman kostümlü bir diğeri kalabalıkları yarmakta: “Bizim gizli güçlerimiz var.” Birbiriyle konuşan, tartışan insanlar, korku dolu bakışlar, çöp toplayanlar, uyuyanlar, yemek yapanlar... Yukarıdan görülen mahşeri bir kalabalık kent mekanını karıncalar gibi kaplıyor. Bir drone görüntüsü, bir meydan. Neredeyiz? Atina Syntagma Meydanı mı? Madrid’de Puerta del Sol mu? Kahire’de Tahrir Meydanı mı? Yoksa Taksim mi? Birbirine karışan bu görüntüler 2010’da ortaya çıkan mücadele çevriminin, küresel toplumsal ve politik çalkantının kaleydoskopik bir panoramasını sunuyor. Yeni devrimci imgeler, 18. yy’dan itibaren parça parça oluşmakta olan tarihsel devrim ikonografisine katılıyor, onu dönüştürüyor.

 

“Ortak bir dilin yokluğunda küresel kamusal alan imgelere itimat etmek durumunda kalacaktır” diye yazar Susan Buck-Morss. Peki bu dönemin devrimci imgeleri ne gösteriyorlar? Bize yakın geçmişimiz üzerine ne söylüyorlar? Dünün küresel toplumsal ve politik çatışmalarını bugünün içerisinden nasıl hatırlayabiliriz? Geriye kalan görüntüler, dünyayı sarstığını sandığımız devrimci dalganın özgürleştirici potansiyellerini ve gerçekleşmemiş ihtimallerini yeniden düşünmemize yardımcı olabilirler mi?